Bebek sahibi olmak isteyip, doğal yollardan bu imkanı yakalayamamış çiftler için, günümüzde en modern yöntemlerle
uygulanan tüp bebek tedavisi umut aşılıyor. Tüp bebek, kadın ve erkeğe ait üreme hücrelerinin
laboratuvar ortamında döllendirilmesi işlemidir.
Genelde 35 yaş üzeri, daha önce gebelik elde edilmemiş kadınlara bekleme yapmadan
uygulanabilmektedir. 35 yaş altı kadınlar için de
uygulama yapılabilir. Tıbben tüp bebeğin gerekli olduğu durumlarda,
resmi nikahlı çiftlere bu tedavi uygulanır. Tedavi için en az üç yıllık evli olma şartı geçerliliğini korumaktadır. Döllenme sonrasında bir haftaya yakın bir süre içerisinde, oluşan embriyolar ana rahmine
yerleştirilmektedir. Vücut ısısına uygun bir ortamda 48 saat
bekletilen hücreler, ana rahmine gebelik oluşması için bekletilmektedir.
Tedavi sonucunda kadınların yaklaşık yüzde ellisinde gebelik oluştuğu saptanmıştır. Yüzde onluk
bir oranda düşük görülebilmekte ve tüp bebek tedavisi gören çiftlerin
yaklaşık yüzde kırkının çocuk sahibi
olduğu görülmektedir.
Tüp bebek tedavisi, bazı aşamalardan oluşmaktadır. Öncelikle güvenilir bir tüp bebek
merkezi seçilmeli, uzman ekibin gerçekleştireceği bir tedavi için iyi bir araştırma yapılmalıdır.
Tedaviye karar verildiğinde öncelikle uzman doktorla görüşülür. Tedaviyi yapacak doktor zaten gerekli bilgileri almak için, çiftin hikayesini dinleyecektir.
Sonrasında yumurtaların geliştirilmesi, yumurtaların toplanması, yumurtaların
laboratuvarda döllenmesi, embriyoların anne adayının
rahmine yerleştirilmesi işlemleri yapılmaktadır.
Tedavide başarı oranı birtakım faktörlere de dayanmaktadır. Öncelikle uygulamayı gerçekleştiren merkezin bu konuda ne kadar
tecrübeli olduğu çok önemlidir.
Kadının yaşı, geçirdiği hastalıklar, ameliyatlar, mutlaka
en etkili faktörlerdendir. Sperm kalitesi, tedavinin
başarısında, en az bunlar kadar etkilidir. Tedavi esnasında yaşanabilecek
problemler hakkında hasta yeterince bilgilendirilmeli, buna göre ihtimallere hazırlıklı olmalıdır. Karın içi kanama,
enfeksiyon, alerjik reaksiyon, anesteziye bağlı sorunlar, oluşabilecek
problemlerden bazılarıdır. Annenin ilerlemiş yaşı, yumurta rezervinin azalması,
yumurtalıkların uygun şekilde uyarılmamış olması, laboratuvar ortamının yeterli
seviyede olmaması başarı oranında düşüşe ve
başarısızlığa sebep olmaktadır. Ancak ilk denemede başarısız olmak, psikolojik
olarak yıkıma ve çiftlerin umudunu kaybetmesine sebebiyet
vermemeli, 1-2 ay sonra tekrar deneme yapılabileceği ve tedavinin başarılı
olması için stresten ve üzüntüden uzak durulması gerektiği de
unutulmamalıdır.



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorumlarınızı bekliyoruz